OF'UN MİLLİ MÜCADELESİ
ALİ  KARACA

ALİ KARACA

OF'UN MİLLİ MÜCADELESİ

25 Şubat 2018 - 00:15

Milli bir duşun yoksa kuracağın hayalin İstiklali olmaz.
    

     Tarihte ki adıyla cihan harbi yani Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914 yılında başlamıştır. Daha sonra savaş giderek daha geniş alanlara yayılmış ve birçok sömürge devletini etkisi altına alarak 11 Kasım 1918 yılında sona ermiştir. Ardından da  Almanların isteği doğrultusunda Harbiye Nazırı Enver paşanın da gayretleri sonucunda  22 Aralık 1914 Sarıkamış Harekatı Ruslara kaşı doğuda açmış olduğumuz cephelerden birisidir. Rusları doğuda Almanların isteği üzerine tutmaya çalıştık, fakat Sarıkamış'ta büyük bir yenilgi aldık ordumuz soğukta perişan oldu?  Binlerce askerimiz donarak can verdi Osmanlı İmparatorluğu hem prestijini hemde bir çok şehirlerini kaybetti.
     
      Ruslar 6 Kasım 1914 yılında  Bahriammer, Bezmialem ve Mithatpaşa  gemilerini batırmış ; Zonguldak limanını bombalayarak kömür nakliyesini engellemiştir. 17 kasım 1914 de Rus deniz filosu 19 savaş gemisinden oluşan birlikleri ve savaş uçaklarının da desteği ile Karadeniz kıyısında ki tek modern Türk limanı olan Trabzon'u 1,5 saat bombaladıktan sonra mayın döşeyerek buranın kullanılmaz hale gelmesini sağlamıştır. Daha sonrada Rus deniz filossu Akçabat ve Samsun limanını bombalamıştır. Savaşın ayak izleri Karadeniz üzerinde hissediliyordu Birici Dünya savaşında Almanya ile birlikte hareket etmemizin bedelini ödüyorduk. Birinci dünya savaşından yenik çıkmış devletimiz büyük bedeller ödemeye devam ediyordu.    
      
     1916 Şubat ayında Ruslar önce Erzurum'u işgal etmiş daha sonra Hopa'dan başlayarak sırasıyla Arhavi, Ardeşen ve 8 Mart 1916 yılında Rizeye ulaşır. Ali Rıza Bey düşmanı Arhavi'de durdurmak için Teşkilat-ı mahsusadan Çakıroğlu Ahmet Ağanın'da başında olduğu üç çeteden bir alay kurdu. Düşman Rize limanına daha öce batı birliklerinde kullandığı 35,000 askerini kaydırarak Rize'ye çıkarma yaptılar. Bu o zaman için büyük bir orduydu buna karşı Osmanlı birlikleri 3 piyade taburu ve 3 süvari birliği toplam 4879 kişiydi ve bunun 3000 kişisi Oflular'dan oluşuyordu. Ruslar Trabzon'a doğru saldırıya geçmişlerdi düşmanın içerisinde kalmak istemeyen Rize'liler de Ofa doğru harekete geçtiler Ruslar herhangi bir ciddi direnişle karşılaşmadan gelip Ofa dayanmışlardı.

    Milli mücadele için Trabzon'da kurulmuş olan Trabzon Müdafai Hukuk Milliye Cemiyeti'nin Of şubesi başkanı Sarıalioğlu Ömer ağa ve arkadaşları Çakırzade Hasan Tahsin ve Hasan Umur gibi Vatan kahramanları Ofluları direniş için örgütleyerek bu büyük destanın abideleşmesine vesile oldular. Ruslar Baltacı deresine dayanmış ? Vatanın ne demek olduğunu Oflu Atalarımız kahramaca şavarak bizlere gelecek kuşaklara göstermişlerdir. Ofun milli mücadelesinde katılan kahraman Vatan evlatları Demircioğlu Remzi, İbrahimağaoğlu Vahit, Çamuralioğlu Kamil, Sakaoğlu Ramiz, Coruhoğlu Medet, Kapıcıoğlu Hüseyin, Kurşunoğlu Hasan, Çakıroğlu İsmail, Hacıfazlıoğlu Topal Behram, Cımıloğlu Bahadır, Çakıroğlu Halim, Nuhoğlu Ahmet, Zırıhoğlu Yusuf, Nuhoğlu Halim, Çamuroğlu Emin, İnce Memed Dursun, Deli Ahmet, Nuhoğlu Behram, Çakıroğlu Yakup Ağa ve beyler, adını sayamadığımız binlerce kahraman Oflu Türk tarihine adlarını altın harflerle yazdırmış Vatan evlatları Atalarımızdırlar.

      Artık Of'a yaklaşan düşman kendine cephe kurarken, Of'u savunacak olan askerlerimiz de aç ve yorgun ve bitap bir halde tahminen 3000 - 3500 kadar sayıda ki askerlerimiz, Baltacı deresinin sol tarafına vasıl olabilirdiler. Bu sırada  Avni Paşa, Trabzon havalisi komutanı sıfatıyla gelip Baltacı deresini kendilerine  harp hattı oluşturarak müdafa için tertibat almağa başladı. Halbuki daha evvel İyidere (Kalopotamos)'nin harp hattı olacağı söyleniyordu. Kelali tepeleri, Baltacı deresi üzerinde ki güzergah ve Maki boğazı savunma hattının en önemli yerleşim bölgesiydi. Oflular artık yavaş yavaş muhacirlik için hazırlıklar yapıyor yola revan olmak için harekete geçiyordu. Soğuk  ve bozuk yollar bu çileli yolculuğu zorlaştırıyordu. Herkes önüne bir iki ineğini ve yanına alabileceği kadar eşyasıyla birlikte yollara düşmüştü. Vatandan ayrılmak ne zor işti ? Hem kanlı göz yaşlarıyla ağlayanlar üzüntülü bir şekilde yolculuğuna devam ediyordu.

     Ruslar Erzurum yönünde göstermiş olduğu başarılı ilerlemeyi Karadeniz'de gösterememiştir. Oflular Anadolu'da ki milli mücadeleyi başlatan işgal hareketine karşı direniş gösteren ilk millettir. Cefakar Oflu analar ve onların yiğit evlatları bu kahramanlık destanını ölümsüzleştirerek bir savunma hattı oluşturdular. Ruslar böyle bir direnişle karşılaşacaklarını asla tahmin etmiyorlardı. Oflu milis kuvvetler bir avuç kahraman insan etkin savunma yaparak iç bölgelerde ki çete savaşları olmak üzere pek çok kahramanlık örneği göstererek Baltacı deresinin günlerce  kıpkırmızı kan akmasına vesile olan çarpışmaları yaşamıştır. Ruslar Hopa'dan Harşit çayına kadar olan güzergahta ki en büyük zayiatı Ofta verirler. Ofun kahraman ve yiğit evlatları Vatanları için büyük bir direniş sergileyerek şan ve şeref için bu destanı yazdılar. Bazı Oflular sivil halk  Ços dağına doğru yönelmişti Oflular şaşkındı hey gidi evim hey gidi vatanım diye gözlerinden yaşlar döküyorlardı. 

    Sağ kol Maki boğazı, zayıf bir kuvvetle müdaafa edilecek, sol kol deniz kenarında Baltacı deresinin sol kıyısında mevzi alacak ve bu kol harbin mukadderatı üzerine tesir olabilecek ehemmiyette olduğundan, fazla kuvvet buraya tahsis edilecekti. Hattın merkezini Korkot, Yığa, Alanosahot köyleri teşkil edecek ve bu merkez de harp durumu icabı pek tehlikeli sayılamayacağından hafif kuvvetlerle korunacaktı. 25 kilometre kadar tutan umumi cephe böylece kurulacağına göre, Baltacı deresinin mühim bir kısmını ihtiva eden Hundez, Haksa; Keler, Kono, Çalik, Kalant, Kelali gibi köyler harp etmeden düşmana terkediliyordu. Hastikoz ve Çiğeli boğazında büyük çarpışmalarda  kayıplar verilmişti. Düşman ordusu İyidereye püskürtülse de Rus ordusunun denizden donanmayla Ofu bombalaması üzerine büyük direniş kırılışmıştır. Ruslar Ofta ki direniş için buranın halkından Oflu ve Çaykaralılardan bıkmışlardı.

   Düşman önce Kelali ve Ayazma tepelerini ele geçirir ve iç kesimlere doğru ilerlemeye başlar. Oflular düzenli Rus ordusunun karşısında tutunamazlar fakat Ruslara tarafsız kaynaklara göre yaklaşık 14,000 kayıplar verdirirler. Bu rakamlar Ofun müdafasının ne kadar çetin ve zor geçtiğinin göstergesidir. Daha sonra düşman ordusu Şinek, Paçana ve Ataköye kadar olan bölgeleri Çaykara ahalisini işgal ettiler. Sultan Murat yaylasında büyük çarpışmalar olmuştur. Yüzlerce Oflu burada eşi ve benzeri görülmemiş bir mücadele örneği vererek şehit olmuştur. Sultan Murat yaylasında ki şehitlik bu kahramanlık destanın yazıldığı yerde anıtlaştırılarak daha sonra bir şehitlik vücuda getirilmiştir. 1500 yakın şehit veren Oflu kahramanlar cansiperane vatanlarını savunarak düşmanı uzun süre Ofa sokmamış fakat imkansızlıkların karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bölge halkı Çaykarada yaşayanlar sahile uzak oldukları için yukarı dağlık kesimlere doğru göç etmiştir. Sahile inme fırsatı bulamayanlar daha yukarı kesimlere kaçmıştır.

    Of muharebeleri bölge halkı açısından ızdıraplı bir muhacirliğin yaşanmasına vesile olmuştur. Aylarca açlık sefalette boğuşan Oflular mısır koçanı ve fındık kabuğu öğüterek karınlarını doyurmuş yolculuk esnasında hastalıklarla boğuşarak yolda bir çok ölümlü vakalarla karşılaşmıştır. Batıya doğru olan ilerleyiş o dönemde kara yolların kötülüğü sayesinde yaşlıların yavaş hareket etemsine vesile oluyordu. Çünkü ozamanlarda Of-Trazbzon arasında bir kara yolu yoktu ? Köprü ve geçit bir kaç yerde vardı. Ruslar 26 Martta Ofa 15 Nisanda da Sürmeneye girerek işgal ederler. Buradan sonra direnişle karşılaşmayan Rus ordusu denizden de Trabzon'u bombalayarak şehri harabeye çevirir. Bölge halkının şehri boşalttığını öğrenen Ruslar şehri daha sonra bombamaktan vazgeçerler ve 18 Nisan 1916 yılında Trabzona girerler.
      
      Of Muharebeleri Oflular binlerce yıllık Anadolu Türklüğünün en büyük unsurunu oluşturmuştur. İşte bu büyük kahramanlık destanın Of Muharebelerinin hikayesi ve Atalarımızın bizlere yurt edinilen aziz şehitlerimizin kanlarıyla suladığı Of topraklarının millileşmiş destanı ve ecdadımızın yaptıkları.

     Eğer Ofta böyle bir direniş olmasaydı Tarihin nasıl şekilleneceğini kimse kestiremezdi ?