İYİ PARTİ TRABZON 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

1800 lü yıllarda,bir teksitil fabrikasında,daha iyi çalışma şartları isteyen kadın işçilerin yaşam ve hak arama mücadelesi ve hatta tüm dünya kadınlarının haklı mücadelesini her yıl 8 Mart’ta daha yüksek sesle haykırıyoruz.

İYİ PARTİ TRABZON 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

1800 lü yıllarda,bir teksitil fabrikasında,daha iyi çalışma şartları isteyen kadın işçilerin yaşam ve hak arama mücadelesi ve hatta tüm dünya kadınlarının haklı mücadelesini her yıl 8 Mart’ta daha yüksek sesle haykırıyoruz.

İYİ PARTİ TRABZON 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
08 Mart 2018 - 18:40

 8 Mart , kadın sorunlarına çözüm önerilerinin, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılmasının ve kadına yönelik şiddete son verilmesi istemlerinin; bir kez daha dile getirildiği gündür.

 Bugün,kadını aşağılayan,emeğini sömüren ve onu erkeğin hizmetçisi gören her türlü çağdışı zihniyete,bu zihniyeti besleyen sistemlere karşı çıkma,omuz omuza durma günüdür.

Bugün, özgür birey olma,geleceği birlikte koruma adına birlikte mücadele günüdür.

Gerici politikalar ve söylemler ile ,Kadınlar her tür şiddete ve istismara maruz kalırken mahkemeler iyi hal indirimleri ile suçluları mükafatlandırmaya devam ediyor.  Kadınların istihdamı halen çok düşük oranlarda iken iktidar ve yandaşları kadınların yeri evidir propagandası yapıyor. Ülkemizde halen 12 milyon  ev kadını mevcut iken bu sayı işsizlik oranlarına dahil edilmiyor. Çünkü iktidar mensupları kadının temel misyonunu anne olmak ve çok çocuk doğurmak olarak tanımlıyor. Kadınlar şort giydiği için ya da parkta spor yaparken tekmelenebiliyor. Ülkemizde mülteci konumunda binlerce kadın cinsel istismara maruz kalıyor, açlık ve yoksulluğun pençesinde yaşam savaşı veriyor.

         Kadınlar, Dünya nüfusunun % 50 sini, yeryüzündeki toplam işgücünün ise üçte ikisini oluşturmaktadır. Buna rağmen, kadınlar dünya gelirinin % l0 unu almakta ve dünyanın tüm mal varlığının % 1 ine sahip bulunmaktadır. Ne yazık ki yaşamın her alanında  var olan kadınlar, istihdamda, karar alma mekanizmalarında ve politikada nüfus oranında temsil edilememektedir.

Kadına yönelik ayrımcılık, sömürü ve şiddet;eşitsizliğin, sınırsız tüketimin, sömürünün, yoksulluğun sistemleştirildiği kapitalizmin doğal sonuçlarından sadece biridir. Egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eden cinsiyet ayrımcılığı çözülmeden özgür ve eşit bir toplum oluşması mümkün değildir.

Bugün 8 Mart’ı hediyelerle, promosyonlarla kutlamaya çalışan ya da sahte demokrasi söylemlerine alet etmeye çalışanlar bilmelidir ki emekçi kadınların mücadelesi bu kalıplara sığmaz.

Bizler, kadınların yok sayıldığı, eşit görülmediği ve insan olması dolayısı ile doğuştan kazandığı haklardan mahrum bırakıldığı bir dünya düzeninde, Kadın’ına gerek  aile içerisinde ve gerekse  sosyal,siyasal ve ekonomik hayatta hak ettiği  itibarin verilmesi için mücadele ediyoruz. 

21 yüzyıl Türkiye’sinde kadınlarla erkeklerin her alanda eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasını, kız çocuklarının erkek çocuklarla eşit eğitim olanaklarından yararlanmasını, erken yaşta yapılan evliliklerin önüne geçilmesini, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin durdurulması için yasal düzenlemelerin hemen yapılmasını, egemen güçlerin söylemleri ve diyanet fetvalarıyla kadın bedeni üzerinden yürütülen politikalara son verilmesini talep ediyoruz. 

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi;

“Şunu anlamak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”