ZAFER T.C MERKEZ BANKASININDIR...

Türkiye'de yabancı para spekülatörleri tarafından bir kara pazartesi yaşatılmak istenildi, fakat bu durum Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın yerinde bir hamlesi ile engellendi. Savunma mekanizmanız her zaman tetikte bekliyor olmalıdır bu durumu bir kez daha böylece yeniden görmüş olduk.

ZAFER T.C MERKEZ BANKASININDIR...

Türkiye'de yabancı para spekülatörleri tarafından bir kara pazartesi yaşatılmak istenildi, fakat bu durum Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın yerinde bir hamlesi ile engellendi. Savunma mekanizmanız her zaman tetikte bekliyor olmalıdır bu durumu bir kez daha böylece yeniden görmüş olduk.

ZAFER T.C MERKEZ BANKASININDIR...
26 Mart 2019 - 15:30

Uluslararası bankaların başını çektiği bazı bankalar Türk Lirası’na karşı pozisyon aldı. Cuma günü başlayan yükseliş, Türk Lirası satışları ile dün çok daha ileri taşınacak ve kaos ortamı yeniden geriye geliyor izlenimi ile birlikte bir panik havası yaratılmaya çalışılmıştır. İstikrar yakalanmışken böyle bir durumun ortaya çıkması algı operasyonu olarak da adlandırılabilir.

Ülkemizde ki 31 Mart yerel seçimlerini fırsat olarak kollayan, bu Uluslararası güruh halk arasında dövizin 10.000 TL bandına ulaşacağı endişesi AKP siyasi iktidarını ya çökertecekti yada huzur ve istikrar için yeniden yerel yönetimlerde tekrar iktidar yapacaktı? Sonucu önceden kestirilemeyen fakat Türk halkını büyük sıkıntıya sokacak bir durum ile karşı karşıya kalınmıştır.

Merkez Bankası yaşanan bu panik atak sonrasında para politikasını daha da sıkılaştırarak piyasaya fonlama sağladığı Bir haftalık açık piyasa İşlem ihalelerini durdurduğunu açıklamıştı. Böylece döviz piyasaları biraz rahat nefes almış sıkıntılı durum da bertaraf edilmiştir. Her an böyle bir ani baskın durumla karşı karşıya kalmamamız için tedbirlerimiz daha kalıcı saflarımızı da daha sıkılaştırmamız gerçeği de apaçık ortadadır.

Ülkemizde ki bu duruma müdahale eden Uluslararası para spekülatörleri Türk lirası satarak döviz alımı yönündeki bu taleplerini uzun süre sürdüremezler. Bu maliyete rağmen bu pozisyonda dururlarsa, Türkiye ile ilişkilerini riske atmış olurlar. Ayrıca yaptırımlarla da karşı karşıya kalabilirler. O zaman zararlı çıkanlar mutlaka kendileri olacaktır. Seçim arifesinde böyle bir şeyin yapılması milli ekonominin ne kadar, büyük önem arz ettiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Dışarda ki bu gelişmeler, yaşanırken pazartesiden itibaren kurda bu geriye gelişten sonra içerde de yerleşiklerin döviz satmaya başladığını gözlemliyoruz. Tehlike şimdilik geçti fakat daha tedbirli davranmak ihtiyacını da beraberinde getirdi. Uluslararası para spekülatörleri giriştikleri bu hamle sonrasında birkaç milyar Türk lirası açık ve çok büyük bir maliyeti karşılamak zorunda kaldılar. Türk Lirası’na karşı bu pozisyonu almanın maliyetini üstlenmeleri gerekecek.

Gülü seven dikenine katlanacak; fakat bu durumu hazmedemeyenler mutlaka yeniden pozisyon almak için fırsat kollayacaklardır. Bu durum Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na, zaman kazandıracak ve toparlama fırsatı verecektir. Böylece piyasalarda ki kaos havasının iyimserliğe dönüşmesine vesile olmasını da sağlayacaktır. Fakat yeniden borçlanma faiz oranlarını çok yukarı çıkarmamalıdır. Piyasalarda ki ekonomik çalkantı hala devam etmekte herkes 31 Mart seçimlerine odaklanmış bir şekilde beklemektedir.

İktidarıyla muhalefetiyle bir seçim yaşıyoruz şu güzel ülkemize, gelin hepimizin katkısı olsun? Tam bağımsız ve milli, üretken bir ekonomik modelle Türkiye Cumhuriyeti Devleti kalkınma hamlesini yeniden başlatmalı ve şaha kalkmalıdır. Bu durum için tek şart şudur.

'' Mili irade ve ortak akıl.''

Ali KARACA
26.03.2019
İstanbul