FAİZ İNDİRİMİ VE SERBEST PİYASALAR.
  • Reklam
ALİ  KARACA

ALİ KARACA

FAİZ İNDİRİMİ VE SERBEST PİYASALAR.

03 Ağustos 2019 - 17:24

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen Merkez bankasında ki değişiklik sonrası başkanlığa atanan sayın Murat Uysal kolları çabuk sıvadı ve faiz indirimine giderek siyasi irade ile uyumlu çalışacağının sinyallerini vermeye başladı.

Küresel piyasalar Avrupa ve İngiltere merkez bankalarının kararlarını beklerken, yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Para Politikası Kurulu toplanarak 425 puanlık bir faiz indirimine gitti. Son yıllar da ki en büyük faiz indirimi olarak algılanan bu operasyonun arkasında siyasi erkin olması kadar da doğal bir şey olamaz. Talep edilen faiz indirimi Merkez Bankası'nın da ki görev değişikliği sonrası ancak gerçekleştirebilmiştir.

Ekonomik çevrelerin Merkez Bankasında ki bu değişikliğin esasında ihtiyaç akçesi olarak bilinen Merkez Bankasında ki % 20'lik rezervin % 10'nun Hazineye aktarılması ile ilgili olduğu herkes tarafından dile getirilmektedir. Bu durum ekonomimizin iyi olmadığı ile ilgili serbest piyasalarda ki etkisinin de bir işaretidir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan böyle bir dönemde faiz oranlarında indirime giderek yıllık faiz oranın yıllık % 24'den % 19.75 çekilmesi piyasalarda ki olumluluk açısından nasıl tepki ile karşılanacağını ileri ki günlerde hep birlikte göreceğiz.

Ülkemizin lokomotif sektörü olan inşaat kredilerinde Ziraat Bankası ve Vakıfbank gibi Türkiye Cumhuriyeti devletine ait bankaların konut kredilerini % 0.99 gibi bir orana çekmesi ve 180 aya kadar vade sağlanması son yıllarda ki durgunluğun ana sebebi olan yüksek faiz oranlarının ilk kez uzun zaman sonra bu rakamlara inmesi gerçekten önemsenecek bir durumunda kendisidir. Özellikle % 0.99 oranı kırılma açısından daha da aşağılara inilebileceğinin sinyallerini de beraberinde getirmiştir. Yatırımcı açısından bu önemli bir fırsattır. Tıkanan ekonominin nefes alabilecek bir aralığa indirilen faiz oranları ne kadar karşılık bulacak; gerçekleşecek olan satışlarla birlikte görülecektir.

Lasman olarak ürününü pazara sunan imalatçı İnşaatçı, firmalar bu dönemde ciddi sıkıntılar çekmektedirler. Özellikle yabancı yatırımcıların çeşitli bahanelerle döviz kurunda ki paritenin de aşağıya doğru seyir etmesi sonucunda ülkemizi karlı bir yatırım aracı olarak görülmemesine vesile olmaktadır. Plasman olarak paranın gelir getiren menkul, ve gayrimenkul gibi değerlere yatırılmasının önünü yüksek faiz oranları kesmiş ve inşaat sektöründe ki satışlar durma noktasına gelmiştir. İnşaat da ki türev ürünlerin de bu durumdan etkilendiği gerçiği de unutulmamalıdır. Yüksek enflasyon oranlarına ayak uyduramayan inşaat fiyatları üretim ve imalat bakımından da deflasyonu yaşayarak maliyet artışları ile uğraşarak içinden çıkılmaz bir hal alan durumla da karşı karşıya kalmıştır.

Konut kredilerinde yapılan bu ciddi indirimin yanında mutlaka reel sektörde ki üretim ve istihdam ile desteklenerek piyasaların hareketlenmesine yol açacak bütün iyileştirmelerin yapılması siyasi irade açısından kaçınılmaz olarak görülmelidir. Hareket varsa bereket de mutlaka olur. Konut kredilerinde ki faiz oranlarının % 0.99 çekilmesi ile birlikte hemen, bazı fırsatçı bir takım inşaat müteahitlerinin hemen fiyatlarına %10 gibi fark koyarak fiyatları yükseltmesi kabul edilebilir değildir. Bu durum zaten durağan bir dönemi yaşayan bu sektörü daha da zor duruma sokar? Ev almak isteyen müşterilere satın almak istedikleri konut değerinin % 80'ine kadar kredi kullanma imkanı getirilmesi ve bunu 120 ve 180 aylık peryotlara kadar uzatılması kaçırılmayacak olan konut edinme açısından fırsat olarak görülmektedir.

Ekonomide ki bu durgunluğa çare olacak böyle büyük bir faiz indirimi için finansal çevreler ve inşaat firmaları açısından yabancı müşteri getirilmesi cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca konutlarda ki alım - satım vergilerinin indirilmesi piyasalarının hareketlenmesi açısından önemli bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar aşılamayacak sorunlar değildirler? Önümüzde bir fırsat çıkmıştır daha ilk günlerden bu fırsatı olumsuz anlam da kullanarak heba etmeyelim ve fırsatçılara da imkan tanımayalım. Dövizin stabil olduğu şu dönemde faiz oranlarının bu seviyelere inmesi piyasalar açısından iyimser bir algı oluşturması için bütün tedbirlerin alınması önem arz etmektedir. Artık önümüzde ki Kurban bayramı sonrası ekonomik çevrelerde ılıman rüzgarların esebileceğini umut etmekteyiz.

Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye olan öğünde ki nasihatinde ki? '' Oğul milleti yaşat ki devlet yaşasın.'' anlayışını şiar edinen bir zihniyetin başarıyı yakalayacağına olan inancımız her zaman var olacaktır.

 

Ali KARACA
03.08.2019
İstanbul